Bu kadar umutsuz olmaktan ve umutsuz hissetmekten bıktık. Her geçen hafta daha rezil bir tablo ile karşılaşıyoruz. Takım galibiyetten uzak. 3 puan'dan uzak. Ve hepsinin nedeni, kadromuzda bir tane adam gibi golcümüzün olmayışı... Şu an puan tablosundaki yerimizin sorumlusu bu kısır kadro'dur.. Ve bu kadro'yu kuran, kurulurken ses çıkarmayan isimlerdir. bunu hepimiz biliyoruz. Ama elimizden gelen yazmak. Her seferinde de yazacağım. Kaçan kurtuldu. Olan kalanlara...
Kadronuzda kumaşı iyi, yakaladığını atan bir golcünüz yok ise, hücumlarınız, oyun kuruşlarınz vasata yakın topçuların doğaçlama yeteneği ile sınırlıdır. Şu an karşımıza çıkan durumdur yani... Hiçbir şekilde bir oyun planınız yoktur. Kimin nereye koşacağı, kimin kime pas atacağı belli değildir. Topu alan ne yapacağını bilemez, bir sağa, bir sola oynar, bazen de aralarındaki cesur arkadaşlar derinlemesine bir kaç top atar.. Forvet diye ileriye diktiğiniz şahıslar topu alabilir, indirebilir, servis edebilir, ya da vurabilir ise ise pozisyona girersiniz. Tabi, pozisyona giren şahısların, girdikleri pozisyonları değerlendirebilmeleri gerekir. Aksi durumlar da, maç boyunca zorla ve genellikle rakibin hatalarından ötürü girebilmiş olduğunuz 2-3 net pozisyonu harcar, topla oynuyormuş gibi görünür, atak yapıyormuş gibi görünür, fakat, bu düzensiz ve kaos halinde cereyan eden kısır ve kötü futbolu gol ile süsleyemezsiniz.. Sonra ne mi olur?. İşte bu olur... Düşmesine kesin gözüyle bakılan takımlar sizi ve futbolunuzu gözlerine kestirir, Göztepe maçının kendi hanelerine 3 yada 1 puanı yazıverirler. Bu yüzden sahaya korkusuzca ve rahat çıkarlar. Çünkü biliyorlar ne kadar sonuçsuz ve kısır bir top oynadığımızı. Sonuca gidebilmemiz için kendilerinin 10 yada 9 kişi kalmarı gerektiğini, duran top ya da penaltı gibi faktörler ile anca öne geçebileceğimizi... O'na göre oynarlar. Beklerler.. Koca dağların tepesinden kopan kayalar gibi ağır, kontrolsüz ve kaosun hakim olduğu ataklar gerçekleştiririz. Beklerler... Çünkü bilirler karmaşık ve kısır futbol zihniyetimizi. Yani, Kaya'nın eninde sonunda bir düzlükte duracağını... Sonra oynamaya başlarlar ve korkarız 2-0 olmasın diye skor.. Sonra beraberliklerin adamı çıkar sahneye, bir duran top'tan golü buluruz. Yinede bu durumda 1 puan iyi. Bana bu cümleyi söyletenler utansın!.
Başkanımız!. Hiç bir işe karışmadın. Ben, sorumluluğu o şahıs'a verdim dedin. Ve dolandırıldın. Ve dolandırıldık.
Muhtemelen yapılan bu transferlerin, transfer komitemizce hazırlanan seçme videoları önüne koyuldu. Sana, zamanında parlamanın eşiğine gelmiş bu "şişme yıldızların" daha önceden formasını giydikleri süslü ve şişme camialardan bahsedildi.. Şişirildiler. Eldeki iş yapar topçular gönderilirken, "Takım içi dengeleri bozuyorlardı" dediler. Kabul ettin!. Çünkü sorumluluk o şahısta idi. Ama burası bir Holding değil başkanım!. Bu adamlar işlerini iyi yapamadığı zaman sorumluluk kabül edecek adamlar değiller. Şu an arasan, karşına çıkabilecek karakterde adamlar değiller. Çünkü bu ülkede futbol temiz değil!. Bu ülke deki bu şişme yıldızları o kulübe, bu kulübe ve şu kulübe pazarlayacak çakma menajerler derelerin ağzını parsellemişler. O yüzden bu kişileri ve kurumları hayal ürünü olan hikayemi senin ağzından duymak istiyorum, istiyoruz başkanım!. Çünkü, senin bilerek ve isteyerek, bana göre Hüseyin Kartal'lı, Şadi'li kadroya denk bir kadro kurmak istediğini düşünmek istemiyoruz. Senin, isteyerek 2.lig'e fazla gelen kadromuzu dağıtıp, bu kısır topçuları getirdiğini düşünmek istemiyoruz. Gel, bir basın toplantısı yap. Sezon başı, "amacımız duraklamak, burada soluklanmak değil, bir an önce süperlige çıkmak istiyoruz!." demiştin. Şimdi sorumluluğu üzerine al ve bizlere gerçekleri anlat. Kim ne dedi söyle, çekinme!. Bizler için, Kara'nın göründüğü şu günlerde, hiç değil ise gerçekleri ve suçsuzluğunu da görelim. Hepberaber kandırıldığımız gerçeğini görelim. Senin, onlardan biri olmadığın gerçeğini görelim. Bir daha aynı hataların olmayacağına söz ver. Bol bol maçlara gel!. Bu insanları, kulübü'nü başı boş bırakma. Sahip çık!. Ondan sonra kenara çekil!. Biz, bu korkmuş, pusumuş, kenara büzüşmüş, futbolcu olduğunu unutmuş, basiretleri bağlanmış insanları adam ederiz!.
Herkes bol keseden umut dağıtıyor!. Ben de dağıtayım dedim ve kendimce bu kötü tabloyu, Altınbaş ile taraftar arasında bir yakınlaşma fırsatı olarak görüyorum dedim, Diyorum.. Biz, bir şeylerin düzeleceğine, bu sezon burada tutunursak güzel günler göreceğimize inanırsak, en önemlisi bu başarısız durumda gerçek suçluları bulup aramızdan def edersek, kalan sağlar olarak, yolumuza gerçekten inanıp devam ederiz!. Soru işaretlerimizden arınarak!. Küçük sineklerden kurtularak...
Kara'nın görünmüş olduğu şu günlerde bu takımı ama öyle, ama böyle ayakta tutabilecek tek güç, Acı, kahır ve çile ile dolu olan taraftarıdır!. Bunun en güzel örneğini bu gün gördük. Ama önce bizleri aydınlatın. Bu kötü durumun hesabını verin. Sonra bay, bayan, genç, yaşlı biz üzerimize düşen görevi yaparız. Daha önceden yaptıklarımız gibi...
Spor dostluk ve kardeşliktir. Lütfen yorumlarınızı dikkatli yazınız. Yazılan yazınızdan dolayı kendinizin sorumlu tutulacağınızı unutmayın.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

